Fransız kültürüyle yetişmiş olan Reda, müslüman bir ailenin oğludur. Yıllardır ailesiyle birlikte Fransa’nın güneyinde yaşamaktadır. Reda’nın Arapça’dan başka bir dil konuşmayan babasının, ölmeden önce yerine getirmek istediği son bir dileği vardır; hacca gitmek… Bunun için de oğlunun kendisini Mekke’ye götürmesini istemektedir. Reda çok istekli olmasa da babasıyla birlikte Mekke’ye doğru yola çıkar. Ancak 20 yaşındaki Reda ile babası arasındaki kuşak çatışması, kültür farklılığı ve dil sorunundan doğan iletişimsizlik bu yolculuğu oldukça zor kılmaktadır. Sevgilisini bırakmak istemeyen Reda’yla Hac’da ölmek isteyen babasının 5 bin kilometrelik yolculuğu önemli değişimlere sebep olur.
